47,1901$% 0.13
54,0262€% -0.07
63,5716£% -0.15
6.093,03%1,19
4.017,65%1,05
13.981,05%-1,90
02:00
18 Temmuz 2026 Cumartesi
Abdülkerim Koç İle Spor Analiz: Zonguldakspor 3-0 Artvin Hopaspor
Malatya depreminin büyük hasar riski düşük, küçük sarsıntılar bekleniyor uzman görüşüyle açıklandı
Fransa ve İngiltere, 2026 Dünya Kupası'nda bronz madalya için karşı karşıya geliyor
Manisa'da kaybolan Ebru Koyuncu'nun kemik parçaları bulundu, eski enişte cinayeti itiraf etti
Yeni Parti İsim Tescili, Siyasi Arenada Tartışmaları Alevlendirdi
Apple, 2027'de giyilebilir yapay zekâ ürünü AI Pin'i tanıtmayı planlıyor!
Resmi kayıtlara göre, “Yeni Parti” isminin tescil edilmesi amacıyla 17 Temmuz tarihinde TÜRKPATENT’e başvuru yapıldığı tespit edildi. Başvurunun kim ya da kimler tarafından yapıldığına dair resmi bir detay henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
Zamanlamasıyla dikkat çeken başvuru, siyasi arenada ve kamuoyunda yeni tartışmaların fitilini ateşledi. Kulislerdeki iddiaların güçlenmesinin hemen ardından gelen bu tescil hamlesi hakkında, “Söylentilerin yayılmasından sonra bir uyanık fırsat bilip isim hakkını almış olabilir” değerlendirmeleri de öne çıktı.
Konuya ilişkin Özgür Özel cephesinden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
AK Parti Tunceli İl Başkanı Hakan Özer, görevinden ayrıldığını duyurdu. Özer, iş yoğunluğunun artması ve ailesine zaman ayırma sorumluluğu nedeniyle istifa kararı aldığını belirtti. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
Özer, açıklamasında şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürüyen bu kutlu davaya olan inancım, bağlılığım ve sadakatim ilk günkü kararlılığıyla devam edecektir. Görevler değişebilir, makamlar gelip geçebilir; ancak dava şuuru, vatan sevgisi ve millete hizmet anlayışı bakidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, hangi görevde olursam olayım; AK Parti’nin bir neferi olarak ülkeme, milletime ve davamıza hizmet etmeyi sürdüreceğim.”
Hakan Özer, hangi konumda bulunursa bulunsun partiye bağlılığının süreceğini ifade etti. AK Parti çatısı altında ülkeye ve millete hizmet etme iradesini yineledi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar’a yapacağı resmi temaslarda Körfez’deki gerilimin kalıcı çözümü için önemli mesajlar verecek. Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer emniyeti ve İsrail’in faaliyetlerine karşı uyarı da gündemin satır başları arasında.
Bakanlık kaynakları, ziyaretin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Katar Emiri’nin başkanlık edeceği 12. Yüksek Stratejik Komite Toplantısı öncesinde kritik bir eşik olduğuna dikkat çekiyor. İkili ilişkilerin tüm boyutlarıyla masaya yatırılacağı görüşmelerde askeri ve savunma iş birliğinin stratejik önemi vurgulanacak.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenmesi planlanan zirvenin hazırlıkları, Fidan’ın Katar temaslarının ana eksenini oluşturacak. İki ülke arasındaki stratejik ortaklık temelinde yükselen ilişkilerin kapsamlı bir değerlendirmesi bu çerçevede yapılacak.
Batı Asya’daki son gelişmelerin savunma alanındaki iş birliğini daha da elzem hale getirdiğini belirten yetkililer, bölgesel sorunların çözümünde diyalog ve diplomasi temelli yaklaşımın altının çizileceğini ifade etti. Ekonomik istikrar ve enerji güvenliği eksenindeki bağlantısallık projeleri de değerlendirilecek başlıklar arasında yer alıyor.
Fidan’ın Katarlı mevkidaşına, ihtilafların sona erdirilmesi için bölge ülkelerinin inisiyatif alması gerektiğini aktarması bekleniyor. Körfez’de yeniden gerilimin önlenmesine yönelik arabuluculuk çabaları da görüşmenin diplomatik boyutunu şekillendirecek.
Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin Katar’a yönelik saldırılara karşı güçlü dayanışma ve desteğini yineleyecek. Kaynaklar, bu desteğin her türlü istikrar bozucu girişime karşı ortak bir duruşu yansıttığını vurguluyor.
Görüşmede, İsrail’in bölgedeki etkilerine karşı dikkatli olunması gerektiği ifade edilecek. Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer emniyetinin tam anlamıyla sağlanmasının önemi de Fidan’ın gündeminde üst sıralarda bulunuyor.
Gazze’deki son durum ve Gazze Barış Planı kapsamındaki gelişmeler hakkında Türkiye’nin değerlendirmeleri de Katarlı yetkililerle paylaşılacak. Bakan Fidan’ın son Katar ziyareti 11-12 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleşmişti.
Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli’nin gece yarısı görevden alınmasının ardından en sert çıkış CHP yönetiminden geldi. Çiçekli’yi TBMM kürsüsünde hedef alan CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp’in partisinden konuya ilişkin çarpıcı bir değerlendirme yapıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, yaşanan süreci “anlamakta zorluk çektiğini” belirterek hem vekiline hem de AK Parti hükümetine yüklendi.
Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, TBMM çatısı altında Vali Çiçekli’nin fotoğrafını kürsüye taşıyarak ağır eleştiriler yöneltmişti. Alp konuşmasında, “Önünde arkasında dört koruma. Vatandaşın içerisinde taytla geziyor. Böyle vali olmaz” demişti. İçişleri Bakanı’na da seslenen vekil, “Ya bu valileri alın ya da bunlara asma yaprağı gönderin” ifadeleriyle tepkisini dile getirmişti.
Bu çıkışın hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı bir kararla Vali Çiçekli görevinden alındı. Karar, aynı gece Resmi Gazete’de yayımlandı. Alp’in sözleri ile valinin azli arasında kurulan zamansal bağlantı kamuoyunda tartışma yarattı.
Partisinin seçilmiş yöneticilerinden Gökan Zeybek, T24’e yaptığı açıklamada sürecin iki tarafını da net bir dille eleştirdi. Zeybek, “Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli’nin eleştirilmesi de görevden alınması da çok yanlış” dedi.
Spor yapan bir bürokratın hedef tahtasına konmasını doğru bulmadığını söyleyen Zeybek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün dünyada bürokratların bisiklet sürmesi doğaldır. Ki Türkiye’de de yaygın. Yerel yönetimlerde tüm belediye başkanlarına bisiklet yollarını planlama sınırına dahil edin diyoruz. İmar planı notlarına işlenmesi noktasında da doğrudan yönlendirmeci bir bakış açısı içindeyken ve olimpiyat yapmaya aday bir ülkeyken bisiklet gibi son derece yaygın bir sporun cezalandırılmasını anlamakta zorluk çekiyorum.”
Eski Erzincan Valisi merhum Recep Yazıcıoğlu’nun rafting tutkusunu hatırlatan Zeybek, mevcut durumun çelişkilerle dolu olduğuna dikkat çekti. “Recep Yazıcıoğlu’nu rafting yaptığı için örnek hale getirmiş bir ülke burası. Şimdi benzer bir uygulama konusunda da sessiz kalınmasını anlamıyorum” ifadelerini kullandı.
Kamuoyunun tepkisizliğini de doğru bulmadığını vurgulayan deneyimli siyasetçi, yaşananları demokratik açıdan endişe verici olarak nitelendirdi. Zeybek, “Bu kadar şekilci ve tepeden gelme talimatlar demokratik ve siyasi açının yanı sıra sosyal yaşam açısından da beni endişelendiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Gökan Zeybek açıklamasında, daha önce kadın voleybol milli takımı oyuncularının formaları üzerinden yaşanan tartışmaları da anımsattı. Sürecin çoğunluğu karşısına alacak şekilde yönetilmemesi gerektiğinin altını çizerek şöyle konuştu: “Bu kafaları daha önce kadın voleybol takımının şortları üstünden de gördük. 86 milyonluk ülkede her türlü inanca, kültüre dayalı tepkiler ve refleksler olabilir.”
Ülkeyi yönetenlerin azınlık bir grubun sesine kulak verip çoğunluğu karşısına almaması gerektiğini belirten Zeybek, alınan kararın zincirleme sonuçları olacağını savundu. Zeybek sözlerini, “Spor kıyafeti nedeniyle bir valiyi cezalandırırsanız yarın hiçbir bürokrat spor yapmaz. Yüzücü mayosunu giymez, tenisçi eteğini giymez ve sosyal hayat da etkilenir. Kadın da kalkıp şortunu giymez. Doğru tavrın bulunması gerekir” diyerek tamamladı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.