48,3049$%0,06
56,3747€%0,73
65,6104£%0,74
6.979,77%2,48
4.487,84%2,29
%
04:43
14 Ağustos 2026 Cuma
Abdülkerim Koç İle Spor Analiz: Zonguldakspor 3-0 Artvin Hopaspor
Hyundai Türkiye'de ilk elektrikli otomobil üretimine başladı: 30 bin IONIQ 3 hedefleniyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 2026 Dünya Kupası şampiyonu İspanya'ya tebrik mesajı
245 milyon dolar toplandığı belirlenen Ahbap soruşturmasında yeni gözaltılar yolda
Silahsızlanma Sürecinde Önemli Adım: Üç Yıl Denetim ve Siyaset Yasağı Getiren Tek Seferlik Yasa Teklifi Açıklandı
Adli tatil yarın başlıyor: Kritik davaların yeni duruşma tarihleri ne zaman?
Bu hamle ile birlikte Türkiye’de ilk kez yabancı bir otomotiv üreticisi tam elektrikli binek otomobil üretimi gerçekleştirmiş oldu.
Tesislerde ilk etapta yıllık 30 bin adet IONIQ 3 üretimi planlanıyor. Kocaeli fabrikasında üretilecek olan araçların, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere küresel pazarlara ihraç edilmesi hedefleniyor.
Yeni model yatırımıyla birlikte Hyundai Türkiye’nin yıllık toplam üretim kapasitesi 230 bin adede ulaştı. Şirketin 2025 yılı toplam üretimi ise 197 bin adet olarak kayıtlara geçmişti.
Hyundai’nin Türkiye’deki elektrikli mobilite odaklı yatırımları yalnızca araç üretimiyle sınırlı kalmıyor. Şirketin elektrikli araç dönüşümünü desteklemek amacıyla devreye alacağı 55 milyon avroluk batarya montaj tesisi yatırımıyla birlikte, Türkiye’deki toplam yatırım paketi 715 milyon avro seviyesine ulaşıyor.
Yerli üretim tam elektrikli IONIQ 3, Türkiye’nin küresel elektrikli araç tedarik zincirindeki ve ihracatındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
Eğitimde çocukların ve gençlerin kendi öğrenme süreçlerinde söz sahibi olmasını savunan ve birlikte öğrenmeyi merkeze alan Avrupa Demokratik Eğitim Konferansı (EUDEC), 2008 yılından bu yana sürdürdüğü uluslararası yolculuğunda ilk kez Türkiye’de kapılarını açtı. BBOM İzmir Eğitim Kooperatifi, Renkli Orman Okulları ev sahipliğinde; Avrupa Demokratik Eğitim Topluluğu (European Democratic Education Community) iş birliğiyle Şirince Köyündeki Kayserkaya Dağ Evleri’nde gerçekleştirildi.
300’ün üzerinde uluslararası katılımcıyı ağırlayan konferans, bu yıl “İlişki İçinde Öğrenme: Çocuklara Güvenmek ve Topluluklar İnşa Etmek” temasını ele aldı. Toplam 8 gün süren organizasyonda, yeni nesil demokratik eğitim modelleri dünya çapında bir vizyonla ele alındı.
Konferans kapsamında; çocuk ve gençlik oturumları, gençlerin yönettiği panel ve seminerler, okul meclisleri, alternatif ölçme-değerlendirme yöntemleri, doğa temelli öğrenme ve kriz çağlarında dayanıklı eğitim toplulukları inşa etme gibi birçok başlık ele alındı. Temel hedefi; çocukların sadece geleceğin değil, bugünün de aktif ve eşit birer özneleri olduğu bir eğitim kültürünü güçlendirmek olan konferans, ulusal ve uluslararası düzeyde alanında öncü birçok ismi buluşturdu.
● Yasemin Tezgiden Cakcak (ODTÜ Yabancı Dil Eğitimi Bölümü öğretim üyesi) katıldı.
Konut inşaat sektörüne dair tüketici memnuniyetsizliği çarpıcı biçimde tırmandı. Şikayetvar’ın güncel raporuna göre, firmalara yönelik şikayet sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 127 oranında arttı.
2025 yılında platforma iletilen başvuru adedi bin 482 olarak kaydedilirken, 2026’nın eş döneminde bu rakam 3 bin 363’e fırladı. Sayısal olarak ifade edildiğinde, artış miktarı tam bin 881 oldu.
Tüketicilerin en yoğun şikayet konularının başında konut tesliminde yaşanan gecikmeler geliyor. Eksik veya ayıplı işçilik, tapu devrinin yapılmaması ya da geciktirilmesi ve inşaatın durması da sıklıkla dile getirilen sorunlar arasında yer alıyor.
Bunlara ek olarak firmaya ulaşamama ve muhatap bulamama, cayma veya sözleşme iptali sonrası ücret iadesinin yapılmaması, sözleşmede bulunmayan ek ücretlerin talep edilmesi, projede vaat edilen özelliklerin yerine getirilmemesi, teslim sonrası kusurların giderilmemesi ile gecikme tazminatı veya kira desteğinin ödenmemesi de platforma taşınan başlıca mağduriyetler olarak sıralandı.
Şikayetvar’a ulaşan bazı başvurularda tüketiciler yaşadıkları somut olayları aktardı. Bir şikayette, “2022 yılında sözleşme imzaladık ve konutun 2024’te teslim edileceği söylendi. 2026’ya gelmemize rağmen ortada tamamlanmış bir inşaat yok.” ifadeleri kullanıldı.
Bir başka tüketici ise “Nisan ayında hazır olacağı söylenen daireye ancak yıl sonunda taşınabildik. Daire yarım durumdaydı, işçilik çok kötüydü ve birçok eksik bulunuyordu.” sözleriyle karşılaştığı tabloyu özetledi.
Sözleşmesini fesheden bir alıcı, “Teslimat sürekli ertelendiği için sözleşmeyi feshederek ödediğim 2,5 milyon TL’nin iadesini istedim. Başvurularıma rağmen firmadan geri dönüş alamadım.” dedi.
Ek maliyet talebiyle karşılaşan bir diğer kişi, “Sözleşmede bulunmamasına rağmen önce 1 milyon TL, ardından 500 bin TL ek ödeme istendi. Sözleşme dışındaki bu talebi kabul etmedim.” açıklamasında bulundu. Tapu sorununa dikkat çeken bir tüketici de “Daireyi 2021 yılında satın aldım. İskân alınmasına ve bazı dairelerin tapuları verilmesine rağmen benim tapum yaklaşık bir buçuk yıldır teslim edilmedi.” ifadelerini kullandı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayı enflasyon rakamlarını açıklamasının ardından ağustos ayı için geçerli kira artış oranı netleşti. TÜFE’nin on iki aylık ortalaması yüzde 31,90 olarak kaydedilirken, bu oran aynı zamanda kira zamlarında yasal üst sınır olarak uygulanacak.
TÜİK’in yayımladığı verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi temmuz ayında aylık bazda yüzde 1,78, yıllık bazda ise yüzde 31,75 olarak gerçekleşti. On iki aylık ortalamalara göre hesaplanan TÜFE artışı ise yüzde 31,90 seviyesinde belirlendi.
Bu doğrultuda konut ve iş yeri kira sözleşmelerinde ağustos ayı boyunca uygulanabilecek maksimum zam oranı yüzde 31,90 oldu. Ev sahipleri ve iş yeri sahipleri, mevcut kira bedellerine bu oranı aşmayacak şekilde artış yapabilecek.
Konut ve iş yeri kiralarında uygulanacak artış oranı, kira sözleşmesinde aksi bir hüküm bulunmadığı takdirde TÜFE’nin 12 aylık ortalaması temel alınarak belirleniyor. Her ay TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri doğrultusunda güncellenen bu oran, kiracılar için yasal koruma sağlayan bir üst limit işlevi görüyor.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen beşinci nesil milli muharip uçak KAAN‘ın P1 prototipi, tamamlanan taksi testleriyle dünya savunma basınının gündemine yerleşti. Bu aşama, platformun tam donanımlı bir savaş uçağına evrilme takvimindeki en kritik adımlardan biri olarak değerlendirildi.
ABD merkezli havacılık yayını The War Zone (TWZ), P1 prototipinin pist üzerindeki manevralarını “önemli bir gelişme” olarak duyurdu. Hindistan merkezli EurAsian Times ise projenin geliştirme sürecinde kritik bir eşiğin geride bırakıldığını yazdı.
The Aviationist, Türkiye’nin bu projeyle özellikle ABD’ye tedarik bağımlılığını azaltmak isteyen ülkeler için yerli ve gelişmiş bir savaş uçağı alternatifi sunduğu yorumunu yaptı. Belçika merkezli Army Recognition Group tarafından yayımlanan teknik analizde, KAAN P1’in işlevine dair şu ifadelere yer verildi:
“KAAN P1 yalnızca bir teknoloji gösterim uçağı değil, savaş kabiliyetleri için geliştirilen daha kapsamlı bir platformdur.”
Uzman değerlendirmelerinde, Türkiye’nin milli muharip uçak programıyla küresel savunma pazarında ABD merkezli sistemlere karşı bağımsız bir seçenek oluşturmayı hedeflediği vurgulandı. P1 prototipindeki ilerlemeler, platformun yakın vadede silah entegrasyonu ve sensör testlerine hazır hale geldiği şeklinde yorumlandı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.